Ulusal Kanser Entitüsü'nün haberine göre, SOX9 isimli bir protein ölümcül bir cilt kanseri olan melanomun, birçok kanser tedavisinde de kullanılan retinoik asite olan direncini artırıyor. Bu yeni bulgu melanomun tedavisine yeni bir yaklaşım getirebilir.
Yeni yapılan bir araştırmayla bir cilt kanseri türü olan melanomun gelişmesinde ve yayılmasında bir proteinin önemli bir rol oynadığı ortaya çıktı. SOX9 isimli bu proteinin normalden fazla olması, melanom hücrelerinin birçok farklı kanser tedavisinde de kullanılan retinoik asite olan direncini arttırıyor. SOX9 proteinin oluşumunu tetikleyerek retinoik asite olan duyarlılığı arttırmak melanım ve diğer kanser türlerinin tedavisine yeni yaklaşımlar getirebilir. Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) araştırmacıları tarafından yürütülen araştırma Klinik Soruşturma Dergisi'nde 09.03.2009 tarihinde online olarak yayınlandı.
Melanosit denen hücrelerde başlayan melanom, en ölümcül cilt kanseridir. Melanom tedavisinde şu anda radyoterapi, kemoterapi yada kanserin büyümesini engellemek için bağışıklık sistemini canlandırma gibi geleneksel yöntemler kullanılıyor.
NCI'nin baş yazarlarından Dr. Thierry Passeron şöyle diyor : "Ne yazıkki çoğu vakada bu tür yöntemler hastalığın tedavisinde işe yaramıyor. Birkaç kan kanseri türünde retinoik asit tedavide etkili oluyor. Ancak melanom gibi birçok güçlü kanser türü, retinoik asite direnç gösteriyor."
SOX9 proteini; beyin, kalp ve böbrekleri de içeren farklı dokularda ortaya çıkan bir transkripsiyon faktörüdür. Transkripsiyon faktörler, gen oluşumunu kontrol eder ve bunun ötesinde biyolojik süreçlerde anahtar regülatörler olarak işlev görürler. Daha önceki bir çalışmada araştırmacılar SOX9 proteinin; melanositlerin yetişkin özelliklerinin ayrımında ve kazanımına ek olarak insanlardaki melanom hücrelerinin çoğalmasının önlenmesinde de önemli bir rol oynadığını göstermişlerdi. Lavobatuar ortamında büyütülen kanser hücleriyle yapılan bir diğer araştırmaya göre de retinoik asit, SOX9'un çoğalmayı engelleyici etkisi üzerinde bir rol oynuyor.
Yapılan çalışmadan araştırmacılar önce SOX9 proteinin normal insan cildi ve ben örnekleri üzerinde, birincil tümörlerde, ve diğer dokulara da yayılan metastatik melanom tümörleri üzerindeki oluşumuna baktılar. Araştırmacılar SOX9'un en fazla normal hücrelerde ortaya çıktığını ve kanser öncesi evreden en ileri evre kansere kadarki olan dönemde kademeli olarak azaldığını buldular.
Daha sonra araştırmacılar SOX9 genini insandaki melanom hücrelerine koydular. Yeniden yapılandırılan cilt örneklerini kullanarak içine SXO9 konan melanom hücrelerinin tümör haline geldiğini, içinde SXO9 konmayan hücrelerin ise tümörleşmediğini buldular. Benzer bulgular fareler üzerinde yapılan deneylerde de elde edildi.
Araştırmacılar daha sonra içine SXO9 yerleştirilen melanom hücrelerinin retinoik asite olan duyarlılığını belirlediler. Retinoik asit uygulandığında, içine SXO9 yerleştirilmeyen hücrelerle karşılaştırıldığında bu melanom hücrelerinin çoğalmasında belirgin bir düşüş gözlendi. Retinoik asite olan duyarlılığın, melanom hücrelerinde retinoik asiti bağlayan reseptörün represörü olarak bilinen PRAME proteininin az miktarda üretilmesinin bir sonucu olduğu görüldü.
Sonraki aşamada araştırmacılar SOX9 proteinin etkileştirilmesinin veya melanom hücrelerindeki oluşumunun artırılmasının mümkün olup olmadığını bulmaya çalıştılar. Daha önce Prostaglandin D2 (PGD2) isimli, vücutta doğal olarak oluşan bir molekülün, testis kanseri hücrelerinde SOX9 proteinini etkinleştirdiği görülmüştü. Araştırmacılar PGD2'e maruz bırakılan melanom hücrelerinde de ileri derecede SOX9 etkinliği olduğunu gördüler. Melanoma tümörlü fareleri de sadece PGD2'nin kimyasal olarak oluşumuna yol açan bir maddeyi, sadece retinoik asit veya her iki bileşeni beraber verdiler. Her iki bileşenin beraber kullanıldığı tedaviyle, bileşenlerin tek başına kullanıldığı tedavilere göre tümörlerde daha fazla küçülme elde edildi.
NCI araştırmacılarından Vincent Hearing şöyle diyor : "Bu araştırma melanomun gelişimde ortaya çıkan hücresel değişimlere yeni bir bakış ve tedaviye yeni bir yaklaşım getiriyor. Modelimizi kullanarak, SOX9'un tetiklenmesi için retinoik asitin bileşenlerinin hangi şekilde ve hangi kombinasyonla kullanılmasının en uygun olduğunu tespit etmeye çalışacağız. Hedefimiz bu hastalıkla savaşan insanları tedavi etmek olduğundan sıradaki klinik adımlar, insanlarla yapılacak olan 1. ve 2. safha çalışmaları olacak."
Bu yazı KanseriTedaviEt.com'da yayınlanmıştır - SOX9 Proteini, Melanom Tedavisine Yeni Bir Yaklaşım Getirebilir
SOX9 Proteini, Melanom Tedavisine Yeni Bir Yaklaşım Getirebilir
KanseriTedaviEt.com | Salı, Mart 10, 2009 | 0 yorum » | Yazı boyutu :
Etiketler :
Cilt Kanseri,
Haber,
Melanom,
PGD2,
PRAME,
Prostaglandin D2,
SXO9
Bu ay en çok okunanlar
-
Bazı meme kanseri türlerinin tedavisinde kullanılan Tamoxifen adlı ilacın, akciğer kanserine yakalananlarda da etkili olabileceği belirlendi...
-
Tütün ve sigaranın, duman altı olanlar dahil tehlikeleri bilinirken, ABD'de yapılan yeni bir araştırma, duvarlara veya mobilyalara sinen...
-
Enerjik yürüyüş gibi egzersizler sayesinde sadece İngiltere’de her yıl 10 binin üzerinde meme ve bağırsak kanseri vakalarının önlenebileceği...
-
MedicineNet'in haberine göre yeni bir çalışmanın sonuçları, yüksek risk taşıyan kadınlarda mamografinin meme kanseri riskini arttırabil...
-
Araştırmalar, sağlıklı beslenme, uygun kilonun korunması ve düzenli egzersizle kansere yakalanma riskinin yaklaşık yüzde 35 oranında önleneb...
-
Bir büyük ilaç firmasının bir günde ilaç araştırması için harcadığı para yaklaşık 10 milyon dolar. Genel olarak kanser ilacı araştırmalarına...
-
Avustralya ve İngiltere’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği proje, kanser hücreleri ile virüslerce enfekte olmuş normal hücreleri öldüren perfori...
-
WebMD'de yayınlanan habere göre araştırmacılar, truva atı olarak nitelendirdikleri nitrik oksit bazlı bir ilaçla ileri derecede kanseri...
-
Mastektomi Tarama testleri karmaşıklık ve mahiyet açısından değişiklikler gösterir. En yaygın bir şekilde kullanılan testlerin çoğu yüksek r...
-
Norveçli bilim adamları, 40 bin kadar kadın üzerinde yaptıkları araştırmada, 50-69 yaş arası kadınların düzenli mamografi çektirmeleri ve uz...
0 yorum
Yorum Gönder