Amerikan Kanser Derneği'nin web sitesinde 13.02.2009 tarihinde yayınlanan bu yazıda erkeklerinde idrarında bulunan sarkosin isimli bir molekülün prostat kanserinin hangi seviyede olduğunun belirlenmesime yardımcı olabileceği anlatılıyor. Yazıya göre bu araştırmanın geliştirilmesi halinde ileride biyopsiye gerek kalmadan basit bir idrar testiyle teşhis daha doğru bir şekilde konabilir.
Michigan Üniversitesi'nin yaptığı bir çalışmaya göre idrarında sarkosin (sarcosine) molekülü bulunan erkeklerin prostat kanserine yakalanma olasılığı daha fazla. Henüz kanıtlanmamış olsa da bu bulgu prostat kanserinin takibinde ve tedavisindeki gelişmeye destek olabilir.
Michihan Üniversitesi profesörlerinden Arul Chinnaiyan şöyle diyor : "Prostat kanserinde yaşadığımız en büyük zorluklardan biri kanserin ne kadar saldırgan olduğunu belirlemek. Prostat kanseri vakalarının hangilerinin daha yavaş büyüyeceğini bilemediğimizden, hastalara gereğinden fazla tedavi uygulamak durumunda kalabiliyoruz. Bu araştırmayla daha saldırgan olan tümörleri belirlemek için bir işaret bulduk."
Araştırmacılar, prostat kanseri taşımayan ve prostat kanserinin farklı evrelerindeki 300 kişiden toplanan doku, kan ve idrar örnekleri üzerindeki 1000 metobolit (metabolitler hücre büyümesiyle alakalı küçük moleküllerdir) üzerinde çalıştılar.
Chinnaiyan "Metabolitlere baktığımızda genler ve proteinlerin ötesindeki birçok adıma bakıyoruz. Bu da bize kanserin gelişimi sırasında oluşan hücreleri ve biyokimyayi daha derin inceleme imkanı veriyor" diye vurguluyor.
Araştırmacılar kütle spektrometrisi (mass spectrometry - bir örneğin veya molekülün element bileşiminin tespiti için kullanılan analitik yöntem) kullanarak metobolitleri analiz ettiler ve hastalığı ilerlemiş erkeklerde bulunan 10 metabolit tespit ettiler. Özellikle bir molekül, amino asitin değişikliğe uğramış hali olan sarkosin daha fazla bulundu. Bu erkeklerin idrarındaki sarkosin seviyesinin normalden %79 daha fazla olduğu ortaya çıktı. Bilim adamları ayrıca biyopsi sonuçları pozitif çıkan erkeklerdeki sarkosin miktarının, sonucu negatif çıkan erkeklere göre daha fazla olduğunu buldu.
Araştırmacılar ayrıca standart olarak uygulanan prostata özgü antijen testi (PSA) sonuçlarında çıkan sarkosin seviyesini, prostat kanserinin farklı evrelerindeki erkeklerde ayırt etme imkanı buldular.
Bu bulgularla, ileride basit bir idrar testi geliştirilerek biyopsiye gerek kalmadan doktorların hastalarını daha iyi takip edebilmelerini sağlaması umut ediliyor.
PSA testleri faydalı bir izleme aracı olsa da kesin sonuç vermiyor : Bu testleri anormal sonuçları her zaman kanserin varolduğuna işaret değil. Normal sonuçlar ise her zaman kanser yok demek olmuyor. Biyopsi sonucu prostat kanserine yakalanmış ve aslında kanser olmayan birçok erkek bulunuyor. Yüksek PSA düzeyi nedeniyle hiçbir belirti göstermediği halde bazı erkeklere prostat kanseri teşhisi konuyor.
Bu çalışma eğer ek çalışma ve testlerle doğrulanırsa, birçok erkek hayat standartlarını düşüren gereksiz tedavilerden kurtulabilir.
Chinnaiyan "Daha agresif kanseri olan hastaları tespit edebilmek için metobolitleri izleyebiliriz" diyor ve "Bu bulguların iyileştici sonuçları olabileceğine inanıyoruz, çünkü bu çalışmadaki ilginç bulgulardan biri de sarkosinin içerdiği kimyasal tepkimelerin, genel olarak kanser yayılırken de ortaya çıkması" diye ekliyor.
Amerikan Kanser Derneği Prostat ve Kolon Kanseri Başkanı Durado Brooks ise eğer çalışmalar devam ederse bunun muhteşem bir buluş olabileğini ancak sonuçların henüz kanıtlanmamış olduğunu vurguluyor.
Bu yazı KanseriTedaviEt.com'da yayınlanmıştır - İdrardaki Sarkosin Prostat Kanserinin İzlenmesine Yardımcı Olabilir
İdrardaki Sarkosin Prostat Kanserinin İzlenmesine Yardımcı Olabilir
KanseriTedaviEt.com | Salı, Şubat 24, 2009 | 0 yorum » | Yazı boyutu :
Etiketler :
Antijen Testi,
Haber,
Metabolit,
Prostat Kanseri,
PSA,
Sarcosine,
Sarkosin
Bu ay en çok okunanlar
-
Bazı meme kanseri türlerinin tedavisinde kullanılan Tamoxifen adlı ilacın, akciğer kanserine yakalananlarda da etkili olabileceği belirlendi...
-
Davut Topcan, genç yaşta kansere yakalanmış hastalardan biri. Tedavisi halen devam ediyor. Hastalığı yakalandıktan sonra alternatif kanser t...
-
Tanı koyma süresinin hayati önem taşıdığı ağır travma geçirmiş olgularda, kısa sürede elde edilen tüm vücut görüntüleri (kemik yapılar, iç o...
-
Bilim insanları DNA’dan yapılmış örümcek benzeri moleküler robot ürettiler. Nano-robotlar vücut içinde gezintiye çıkabilecek, hasarlı dokula...
-
Alman Wunderwelt Wissen dergisinin son sayısında yer alan bir habere göre ışığın fazlası yönelim kaybına neden oluyor. Üstelik ışık kirliliğ...
-
MedicineNet'in haberine göre, Danimarka'da yapılan bir araştırmanın sonuçları, yoğun bir şekilde fiziksel egzersizle birlikte zihin...
-
Her yıl dünyada bir milyon kadın meme, 200 bin kadınsa yumurtalık kanserine yakalanıyor. Yeni bir araştırma, önlem almak amacıyla meme ve yu...
-
Aspirin kalp krizinden sonra kanser riskini de azaltıyor. Oxford’lu bilim adamları her gün alınan 75 miligramlık bir aspirinin kolon kanseri...
-
Dünya Sağlık Örgütü 10 yıl süren cep telefonu kullanımı araştırmasını açıkladı. Çalışmaya göre cep telefonuyla günde 30 dakikadan uzun konuş...
-
Yoganın, kanseri yenenlerin uyku düzenini ve hayat kalitesini iyileştirdiği bildirildi. ABD'nin Rochester Üniversitesinden Karen Mustian...
0 yorum
Yorum Gönder