Florida Üniversitesi’nden Prof. Luesch’in okyanusta keşfettiği bir bakteri türünün kanser hücresini birkaç saat içinde yok etmesi amansız hastalığın tedavi umutlarını artırdı. Bu bakteriden geliştirilen ilaç FDA tarafından onaylanırsa 10 yıl içinde kanserin kökü kazınabilecek.
Amerikan Newsweek dergisi son sayısında deniz tabanında yaşayan bir bakterinin kansere karşı umut olduğunu haber yaptı. Dergiye göre hem tuzlu ve hem de tatlı suda görülen Siyanobakteri (Cyanobacteria) ailesini 1997 yılından beri inceleyen Florida Üniversitesi Tıbbi Kimya Profesörü Hendrik Luesch (40) bu aileye ait en son keşfettiği bakteri türü tıpta devrim yaratacak nitelikte.
Siyanobakteri familyasından Symploca adındaki bakteri tümörleri yok eden bir toksin yayıyor. Symploca’yı kolon, kemik ve göğüs kanseri hücreleri üzerinde uygulayan Luesch, birkaç saat içerisinde kanserli hücrelerin büzüşerek öldüğünü, sağlıklı hücrelerin ise hiç bir zarar görmediğini gözlemledi. FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu) bu bakteri kullanılarak üretilen ilacı onaylarsa, 10 yıl içinde birçok kanser hastalığına çare olabilecek olan ilaç eczanelerdeki yerini alacak.
Alternatif bir ezcane gibi
ABD Ulusal Kanser Enstitüsü Doğal Ürünler Dairesi Şefi David Newman bugün kullanımda olan ilaçların yüzde 60’ı doğadan ya da doğayı taklit ederek yapıldığını ve 30’un üzerinde araştırma ekibinin okyanustan elde edilmiş bileşikleri kanser, Alzheimer, Parkinson, sıtma, diyabet, depresyon ve astım gibi hastalıkların tedavisi için test ettiğini açıkladı. Doğadan ve özellikle denizden elde edilen kimyasallarla üretilen birçok ilaç bulunuyor.
- Kolestrol düşürücü bir ilaç olan Lipitor’un içeriğinde, kırmızı mayalı pirinçten elde edilmiş özütler bulunuyor.
- Madagaskar’daki bir deniz salyangozu ise Lösemi tedavisinde kullanılabilen bir kimyasal salgılıyor.
- Geçen yıl İsrailli bilimadamları, bir deniz süngerinin ölümcül mantar enfeksiyonuna karşı etkili olan bir antibiyotik içerdiğini keşfetti.
- Kızıl Deniz’deki mercanlarda cilt kanserine iyi gelen bir madde bulundu.
- FDA tarafından onaylanmış ve bir tür kemoterapi ilacı olan Trabectedin ise, denizlerde yaşayan Tulumlular hayvanının kimyevi analizinden sonra üretilebildi.
Okyanustaki yaşamı inceleyerek elde edilebilecek ilaçların bugünkü ilaç çeşitliliğini en az 10 kat artıracağı tahmin ediliyor.
Kaynak : Habertürk
Bu yazı KanseriTedaviEt.com'da yayınlanmıştır - Okyanusta Yaşayan Symploca İsimli Bakteri Kansere Umut Olabilir
Okyanusta Yaşayan Symploca İsimli Bakteri Kansere Umut Olabilir
KanseriTedaviEt.com | Çarşamba, Kasım 24, 2010 | 0 yorum » | Yazı boyutu :
Etiketler :
Cyanobacteria,
Haber,
Siyanobakteri,
Symploca
Bu ay en çok okunanlar
-
Bazı meme kanseri türlerinin tedavisinde kullanılan Tamoxifen adlı ilacın, akciğer kanserine yakalananlarda da etkili olabileceği belirlendi...
-
Davut Topcan, genç yaşta kansere yakalanmış hastalardan biri. Tedavisi halen devam ediyor. Hastalığı yakalandıktan sonra alternatif kanser t...
-
Tanı koyma süresinin hayati önem taşıdığı ağır travma geçirmiş olgularda, kısa sürede elde edilen tüm vücut görüntüleri (kemik yapılar, iç o...
-
Bilim insanları DNA’dan yapılmış örümcek benzeri moleküler robot ürettiler. Nano-robotlar vücut içinde gezintiye çıkabilecek, hasarlı dokula...
-
Alman Wunderwelt Wissen dergisinin son sayısında yer alan bir habere göre ışığın fazlası yönelim kaybına neden oluyor. Üstelik ışık kirliliğ...
-
MedicineNet'in haberine göre, Danimarka'da yapılan bir araştırmanın sonuçları, yoğun bir şekilde fiziksel egzersizle birlikte zihin...
-
Her yıl dünyada bir milyon kadın meme, 200 bin kadınsa yumurtalık kanserine yakalanıyor. Yeni bir araştırma, önlem almak amacıyla meme ve yu...
-
Aspirin kalp krizinden sonra kanser riskini de azaltıyor. Oxford’lu bilim adamları her gün alınan 75 miligramlık bir aspirinin kolon kanseri...
-
Dünya Sağlık Örgütü 10 yıl süren cep telefonu kullanımı araştırmasını açıkladı. Çalışmaya göre cep telefonuyla günde 30 dakikadan uzun konuş...
-
Yoganın, kanseri yenenlerin uyku düzenini ve hayat kalitesini iyileştirdiği bildirildi. ABD'nin Rochester Üniversitesinden Karen Mustian...
0 yorum
Yorum Gönder